ÇOCUK VE YARATICILIK

Kidoland

ÇOCUK VE YARATICILIK

Yaratıcılık doğuştan mıdır yoksa sonradan geliştirilebilir midir? Doğuştan getirdiğimiz bir potansiyelimiz olduğu ve bunda genetik etkenin büyük rolünün olduğu yadsınamaz bir gerçek.  Ancak asıl önemli olan var olan potansiyelimizi keşfetmek ve geliştirmek için anne babalarımızın bize uygun ortamı sağlayıp sağlayamamasıdır.

Çocuk için vazgeçilmez tek şey oyundur. Çocuk oyun yoluyla sosyal hayatı deneyimler; problem çözme becerisi geliştirir. Yaratıcılık potansiyeli yüksek bir  çocuk, oyun yoluyla kendi potansiyelini parlatır ve geliştirir. Ancak bu çocuğa uygun ortamın sağlanmadığını düşünün. Çocuğun potansiyeline ulaşması bile mümkün olmayabilir. Oyun denince akla sadece oyuncaklar, kutu oyunları, oyun arkadaşı edinmesi için park, kreş vb. gelmesin. Oyun kurabileceği kumaş parçaları, kağıt, kalem, makas, boya, boş kutular, atık kartonlar gibi her türlü materyal çocuğun yaratıcılığına katkı sağlayacaktır.

Çocuklar boyalarla uğraşırken hiç bir amaç edinmemiş olabilirler. Öyle ki anaokulunda ilk kez el baskısı yaptırdığımız bazı çocukların, baskı yerine boyayı kağıt üzerine eliyle yaymayı tercih ettiğini ve bundan keyif aldığını gözlemleriz. Çocuklar için bazen bir fırçanın kağıda sürülme sesi, renklerin birbiriyle olan karışımı ve kayganlığı bile sevindirici olabilir. Bazen çizdiği resimde pembe bir gökyüzü boyayabilir ya da fili morla renklendirebilir. Çizdiği resimle ilgili sizden bir onay almak istediğinde söyleyeceğiniz cümleler yaratıcılığını destekleyici ya da ketleyici olabilir. Çocuğun resmini olduğu gibi kabul edip resim üzerinden sohbet etmeniz önemlidir. “Çok güzel olmuş. Harikasın.” gibi onayladığınızı ifade eden cümleler yerine “Bu resminde neredeyse tüm renkleri kullanmışsın.”; “Burada ne çizmek istedin?” gibi cümlelerle paylaşımda bulunmasını sağlayabilirsiniz. Sanatsal çalışmalar çocuğun problem çözme ve analiz etme becerilerini geliştirir.

Peki yaratıcılığını nasıl destekleyebilirsiniz?

*Çocuğu olduğu gibi kabul etmelisiniz. Hangi çocuk hiçbir koşul sunulmadan kabul görürse, kendini özgün yollarla ifade etmez ki? Kimseyle kıyaslanmayan çocuğun zaten kendinden başka referans noktası olmaz. Kendini güvende hisseder ve potansiyelini sergilemekten çekinmez.

*Kendisini ifade etmesine fırsat vermelisiniz. Dinlendiğini, fikirlerine önem verildiğini hisseden çocuklar kendini ifade etmekten çekinmez. Hata yapmaktan korkmayan çocuklar, denemekten yılmazlar.

*Çabasını övmelisiniz. Yaptığı her neyse bunu övmek yerine “Ne güzel bunu yapabilmek için çok çabaladın.” “Ne kadar da çalışkansın. Bitirene kadar uğraştın.” gibi cümlelerle övgüde bulunabilirsiniz.

*Farklı sorularla düşünmeye teşvik edebilirsiniz. Çocuğunuzla parka gittiğinizde ona milyon tane soru sorabilirsiniz. Gökyüzünün rengini, kuş görüp görmediğini, ağaçların neden orada durduğunu, en çok hangi rengi sevdiğini sorun. Belki o sırada bu kadar soru sorduğunuz için sizden nefret edecektir J Ancak ilerleyen yaşantısında etkisini göreceği için size teşekkür bile edebilir. Çocuğun yaşına göre sorular çeşitlendirilebilir. “Bugün hava yağmurlu mu?” diye sormak yerine “Bulutlar neden su damlatır?” diye sormak.. “Bak filin hortumu var” demek yerine “Eğer bir fil olsan hortumun yerine nasıl bir burnun olurdu?” diye sormak...

*Farklılıkları denemesine fırsat vererek bazen kuralları esnetebilirsiniz. Örneğin; yağmurlu havada yürüyüşe çıkabilir ve ayakları ıslanana kadar suların üzerinde zıplayabilirsiniz.

*Kitap okuyabilirsiniz. Bazen de kendi hikayelerinizi üretebilirsiniz. Kitap okurken çocuğa hikayeyle ilgili sorular sormak ve hikayenin kahramanına göre “Sen bu tavşanın yerinde olsaydın ne yapardın?” gibi düşündürücü sorular yöneltmek etkili olacaktır.

*Ekran karşısında geçirdiği süreyi mutlaka sınırlandırmalısınız.

Günümüz çocuklarının tablet ve telefonla zaman geçirmesindense kendi potansiyelini keşfetme yolculuğunda ona uygun ortamlar sunmanız önemlidir. Ve bazen de sıkılmasına da zaman tanıyın. Sıkılmak, çocuğun kendini keşfetme ve tanıma fırsatı verir. Özetle oyun oynamalarına, karar vermelerine, fikirlerini özgürce ifade etmelerine ve soru sormalarına fırsat vermeliyiz. Gary Landreth’in de söylediği gibi “Kuşlar uçar; balıklar yüzer ve çocuklar oyun oynar”. Çocuğunuzla bol bol oyun oynamanız dileklerimle...

Kidoland Anaokulu Psikoloğu

Uzm. Psikolog Damla TOPRAK.